Tarihçe



 

 WING CHUN'UN KÖKENİ

    Wing Chun yaklaşık 300 yıl önce Çin'in ünlü manastırı Shaolin'de yaşayan bir rahibe tarafından geliştirilmiş bir dövüş sistemidir. Söz konusu manastır yaklaşık olarak 12. yüzyıldan bu yana Budizm prensipleri çerçevesinde ruhsal ve bedensel gelişme ve dövüş sanatı üzerine eğitim veren bir akademidir.

    Bu manastırda yaşayan rahipler geleneksel dövüş sanatı Shaolin Kung-fu'yu geliştirmekte ve kendileri için sakladıkları birkaç teknik dışında bunu öğrencilere aktarmaktaydılar. Çünkü bu sert kung-fu stili "Kuvvete karşı kuvvet" prensibine dayanmaktaydı ve birkaç güçlü öğrencinin eğitmenlerini alt etmelerine şahit olunmuştu. Bu olaylar sonucu öğrenciler, eğitmenlerine ve sisteme karşı olan saygılarını yitirmişlerdi. İşte tüm bunları engellemek üzere rahipler bazı gizli teknikler geliştirmiş ve böylece öğrencileri yeniden kontrol altına almışlardı.

    Çin Hanedanlığı'nın (1644-1912) başlangıcında Çin, Mançuryalılar'ın hakimiyeti altına girmişti. Çin halkını saldırgan bir stratejiyle kontrol altına almaya çalışan Mançuryalılar, isyanları kanlı bir şekilde bastırmaktaydılar. Bunun üzerine Shaolin Manastırı'nda kendilerini güvende hisseden Çinli savaşçılar, dövüş sanatının bilgisine sığındılar. Orada çalışan rahipler sadece vücutlarını, ruhlarını ve zihinlerini güçlendirmek için değil ayrıca kendilerini  baskıcı devlete karşı savunmak içinde çalışmalar yapıyorlardı.Öğrencilerin kendilerini savunurken öldüğü ve tutuklandığı oldukça sık karşılaşılan durumlardı. Bu nedenle bir grup kıdemli baş rahip rahiplerin hayatta kalmalarını sağlayan bilgi ve becerileri kazanmaları için gerekli  zamanı  oldukça kısaltacak yeni teknikler ve metodlar üzerine tartışmaya ve bunları geliştirmeye başladılar. Bu manastırı kendileri için bir tehlike olarak gören Çin hükümet güçleri  ve Mançurya imparatoru  ise manastırı kapatma kararı aldı. Manastır tamamıyla yıkıldı ve aralarında rahibe Ng Mui'nin de bulunduğu birkaç keşiş ve rahip kurtulabildi. Kurtulanlar Songshan dağlarına kaçtılar ve burada direnişçilere dövüş sanatı öğretmeyi, böylece Mançuryalılar'ın diktasına karşı koymayı hedeflediler. Mançuryalı savaşçılar da boş durmadılar ve hain manastır öğrencilerinden Shaolin Kung-fu'yu öğrendiler.

    Ng Mui, Shaolin Kung-fu'yu alt edecek bir dövüş stili arayışına girdi. Kendini rahiplerin gizli teknikleri üzerine yoğunlaştırdı ve ayrıca doğayı gözlemleyerek, tüm hayvanların, bitkilerin birbirleriyle olan etkileşimini inceledi. Bu arada bir turna ile tilkinin kavgası rahibe Ng Mui 'nin dikkatini çekti. Turna hiç geri hareket etmemiş ve manevralarıyla tilkiyi yanına yaklaştırmamıştı. Tilkinin her saldırısında turna, kanadıyla gücü yönlendirmekte ve aynı anda gagasıyla tilkiye dersini vermekteydi. Bu olay Ng Mui'nin Shaolin tekniklerindeki yanlış prensibi anlamasına neden olmuştur. "Kuvvete karşı kuvvet" prensibi güçlü bir rakip karşısında ümitsizliğe yol açmaktaydı. Akıllıca olan rakibin gücünü yönlendirmek ve ona saldırmak üzere kullanmaktı. Ng Mui gizli Shaolin tekniklerini aşama aşama ıslah etti ve yeni stilin yapısını oluşturdu. Yeni stil, rakibi kolay tekniklerle, büyük bir güce ihtiyaç olmaksızın alt etmek prensibine dayanıyordu.

    Wing Chun'un Zaferi

    Bir gün Ng Mui genç bir kızla tanıştı. Kız  Mançuryalı bir kabadayı  tarafından rahatsız ediliyordu. Bu kızı yanına aldı ve ona dövüş sanatını öğretmeye başladı. Bu güzel kızın adı Yim Wing Chun idi ve Ng Mui'nin de ilk öğrencisiydi. Dövüş sanatını yeterli seviyede öğrendiğine kanaat getirdiğinde, Yim Wing Chun yaşadığı bölgeye geri gönderildi ve o Mançuryalı kabadayıyı 3 farklı dövüşte yendi. Kızın zaferi, yeni stilin Shaolin Kung-fu gibi bir sistem üzerinde ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtıydı. Daha sonra Ng Mui yeni dövüş sanatının adını Wing Chun olarak seçti.  Yim Wing Chun daha önceden nişanlı olduğu Leung Bok Chau ile evlendi ve yeni dövüş stilini eşine öğretti.

       Leung Bok Chau,  Wing Chun’u Wong Wah Bo (Leung Yee Tai)’ ye öğretti. Leung Yee Tai Fatshan’da iyi bilinen bir hekim ve aktar olan yeğeni Leung Jan’a öğretti. Leung Jan’ın sadece 3 öğrencisi vardı. Bunlarda ikisi efsane Büyük Usta Ip Man ‘ın öğretmenleriydi. Chan Wah Shun Ip Man’ ın Fatshan’ daki Sifusuydu. Ip Man liseye Hong Kong ‘ da devam etmek durumunda kaldığından bir şans eseri Leung Jan’ ın oğullarından biri olan Leung Bik ‘ le tanışma şansını elde etti.

       Leung Bik Ip Man’ a sistemin geri kalan kısmını öğretti ve Wing Chun ‘ daki ustalığını tamamlatmış oldu. Büyük Usta Ip Man (1893-1972) tüm bilgi ve becerilerini oğlu Ip Ching ’ e aktardı. Büyük Usta Ip Ching ‘ in özel öğrencisi  ve Wing Chun Kung fu Council ‘ in başkanı olan Usta Ron Heimberger bilgilerini Türkiye’de Sifu Aydın Erdem ‘ e öğretti. Sifu Aydın Erdem halen düzenli olarak Hong Kong ‘ giderek Büyük Usta Ip Ching ‘ den Wing Chun eğitimi almaya devam etmektedir.